BAYAN CAMERON in English translation

mistress cameron
bayan cameron
bayan fraser ama yapılacak çok iş var ve bayan cameron
miss cameron
bayan cameron
mrs. cameron
bayan cameron
mrs cameron
bayan cameron
ms. cameron

Examples of using Bayan cameron in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Karım onuruna çok düşkündür Bayan Cameron. Eminim ama?
I'm sure… My wife is most conscious of the honour, Mistress Cameron, but… Is she?
Bayan Cameron, eğer beni kabul ederseniz o araziler
Miss Cameron, those lands and servants are yours,
Önce kontrol etmeme izin verin ben size geri dönüş yapacağım, Bayan Cameron.
let me check that out first and I will get back to you, Mrs. Cameron.
Sadece teşekkür etmek istiyorum Bayan Cameron beni yolladıktan sonra buraya gelip çalışmama izin verdiğiniz için.
I just want to thank you… for letting me come and work here after Mrs Cameron let me go.
Bırak da Bayan Cameron için ben endişeleneyim. Teşekkür ederim Bayan Fraser… ama yapılacak çok iş var ve Bayan Cameron memnun olmayacaktır.
You let me worry about Mistress Cameron. But there's much to be done, and Mistress Cameron wilna be pleased.
Teşekkür ederim Bayan Fraser… ama yapılacak çok iş var ve Bayan Cameron memnun olmayacaktır… Bırak da Bayan Cameron için ben endişeleneyim.
And Mistress Cameron wilna be pleased if… Thank ye, Miss Fraser… But there's much to be done, You let me worry about Mistress Cameron.
Yeğeniniz bir toprak sahibinin oğlu olabilir Bayan Cameron… ama şu durum mülk iradesi hakkında hiçbir şey bilmediğini ve… mülk sahibinin nasıl davranması gerektiği hakkında bir fikri olmadığını ispat etmiştir.
Nor how a master of an estate such as this should conduct himself. Your nephew may be a landowner's son, Mistress Cameron, but it is evident he knows nothing of property.
Bayan Cameron, ne yaptığınıza dair hiçbir fikriniz yok… soğuk savaşı soğuk tutmak için her şeyi yapabilecekler hakkında. Ne yaptığımı biliyorum… ve bütün sorumluluğu üstleniyorum.
I know what I did, and I take full responsibility for… Miss Cameron, you have no idea what you have done, nor what it takes to keep a cold war cold.
Efendisinin nasıl davranması gerektiği hakkında bir şey biliyor. Yeğeniniz toprak sahibinin oğlu olabilir Bayan Cameron ama belli ki ne mülk hakkında ne
Mistress Cameron, Your nephew may be a landowner's son, but it is evident he knows nothing of property,
Bayan Cameron!
Mistress Cameron!
İyi günler Bayan Cameron.
Good day, Mistress Cameron.
Bayan Cameron rıza gösterdi.
Mistress Cameron gave her blessing.
Zenci nerede Bayan Cameron?
Mistress Cameron, where is the negro?
Bayan Cameron! Bay Fraser.
Mistress Cameron! Mr. Fraser.
Bayan Cameron, zenci nerede?
Mistress Cameron, where is the negro?
Aşırı telaş yapıyorsunuz bayan Cameron.
You're overexcited, Mistress Cameron.
Bayan Cameron, güzel şaraplarınızı çıkartmışsınız.
Mistress Cameron, you have brought out the good vintage.
Tanıştığımıza çok memnun oldum Bayan Cameron.
It's a pleasure to meet you, Mistress Cameron.
Bayan Cameron, güzel şaraplarınızı çıkartmışsınız.
Mistress Cameron, ye have brought out the good vintage.
Bayan Cameron, güzel şaraplarınızı çıkartmışsınız.
Ye have brought out the good vintage. Mistress Cameron.
Results: 94, Time: 0.0259

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English