Examples of using Becke in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biletini Bay Beckten 6 dakika sonra rezerve etmiş.
Beckle beni hayat.
Beckle kitapçıda tanıştınız, değil mi?
Beckle buna ihtiyacımız var.
Beckle kitapçıda tanıştınız, değil mi?
Bay Morris Beckle 10.30da randevumuz vardı. Masaari Globaldan.
Beckle birlikte işe girmek istemezsin.
Beckle birlikte işe girmek istemezsin. Herkese selam!
Beckle birlikte işe girmek istemezsin. Herkese selam!
Bay Morris Beckle 10.30da randevumuz vardı. Masaari Globaldan, değil mi?
Jim, Beckle kal. KAhretsin.
Aşk, Beckle birlikteyken beni başka bir şeye dönüştürmüştü. Ama neye?
Becki öldürdüğünü söylüyor ve de Candace adında birini canlı canlı gömmeye çalıştığını.
Senatör Dylan Beckten 12:49da mesaj var.
Capriotti, sendikaları dolandırdığı için Beckten nefret ederdi.
Otto, yeğenim Juliet Beckle tanışmanı istiyorum.
Bayan Beckle.
İlk öldürdüğün Mary Ann Beckti.
Tek örnek de Beckte.
Tek örnek de Beckte.