BELIRLEDILER in English translation

to determine
belirlemek
tespit etmek
saptamaya
karar
ölçmek için
kararlaştırmak için
belirlenmesi için
belirleyebilmek için
set
hazır
ayarlayın
seti
ayarla
ayarlandı
kur
belirle
takımı
hazırla
kümesi
established
kurmak
kurulmasına
oluştur
sapta
kılanları
kurmalıyız
kurmayı
kılarlarsa
kurman
yerleştirirsiniz
identified
teşhis
tanıt
tespit
tanımlayın
kimlik
tanımla
belirle
bulmamıza
tanıyor
did they locate
they assessed

Examples of using Belirlediler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Onlar gezi için tarih belirlediler.
They decided the date for the trip.
Milyon$ fiyat belirlediler.
They set a price-- $10 million.
Zaman ve yer belirlediler.
They have set a time and a place.
Yerimizi belirlediler.
Position injeopardy.
Insanları ve telefonları araştırdılar. Kontrol noktaları belirlediler.
They set checkpoints and investigates people and phones.
Durumlarını son ana kadar kendileri belirlediler.
They determined their own situation until the very end.
Kesinlikle. Standardı onlar belirlediler, onlar uyacaklar.
They set that standard, they have to live with it. Absolutely.
Kesinlikle. Standardı onlar belirlediler, onlar uyacaklar.
Absolutely. They set that standard, they have to live with it.
Gözcü uçaklarımız onun ABD sınırını geçerken belirlediler.
Into the United States. Our drones spotted her crossing the border.
Belki de mayını belirlediler.
Perhaps they detected the mine.
insanların kaderini belirlediler.
thus to determine the fate of men and nations.
Aralık 2004te yapılan zirvede, aralarında Yunanistanın da yer aldığı 25 AB üye ülkesi Türkiyenin üyelik müzakerelerini başlatma tarihi olarak 3 Ekimi belirlediler.
During their December 2004 summit, the leaders of the 25 EU nations, including Greece, set 3 October as the starting date for Turkey's accession talks.
Fakat 1887 Kraliyet ordusu… kendi yüksekliklerini belirlediler ve aralarındaki mesafeyi…
But Her Majesty's Ordnance Survey of 1887 established their heights and the distance between them
çok sayıda toplantı sonrasında, Hristofiyas ve Talat yeni müzakerelerin başlama tarihini 3 Eylül olarak belirlediler.
the progress made by the panels, about six weeks ago Christofias and Talat set September 3rd as the starting date of the new negotiations.
Ohrideki Hidrobiyoloji Enstitüsü ve Kölndeki Alman Jeoloji ve Mineraloji Enstitüsü Ohri Gölünün yaklaşık 3 milyon yaşında olduğunu belirlediler.
The Hydrobiological Institute in Ohrid and the German Institute of Geology and Mineralogy in Cologne established that Lake Ohrid is about 3 million years old.
FIPA ve devlet düzeyindeki diğer ilgili daireler yabancı bir şirketi yalnızca yedi gün içinde kaydetmek için bir prosedür belirlediler.
FIPA and other relevant agencies at state level established a procedure for a foreign company to register in only seven days.
Böylece, takımdakiler yaşam şekillerine göre ayrılan bireylerin hangi şekilde kendilerini güvende hissedeceklerini belirlediler.
From this, the team could identify ways in which they could make individuals feel more secure in their chosen lifestyles.
Adli tıp, evi inceledi ve… Watkinsin Harrisi öldüren bombayı yaptığını gösteren… yeterli delil olmadığını belirlediler.
Forensics searched the house and determined there was not enough evidence to suggest that Watkins made the bomb.
Uzun ve tehlikeli bir arayışın ardından, Jedilar nihayet Ayrılıkçı Lider Kont Dookunun yerini belirlediler.
After a long and perilous search, the Jedi finally track down separatist leader count Dooku.
Uzmanlar, Yunanistandaki arı popülasyonundaki çöküşe, 2006 yılında keşfedilen Nosema ceranae adlı bir mikrobun neden olduğunu belirlediler.
Experts determined that the collapse of the bee population in Greece was caused by a microbe, Nosema ceranae, discovered in 2006.
Results: 78, Time: 0.0517

Top dictionary queries

Turkish - English