Examples of using Bendeyken in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Truth bendeyken yaptığım kadar uyuşturucu parası aklayamıyorum.
Çünkü bu anahtarlar bendeyken senin benim ofisimin anahtarını nereden bulduğuna emin değilim.
Komuta bendeyken, esirlere işkence,
Partik hazırda bizdeyken… bendeyken… Çocuklardan uzaklaşamayız. Evli bir çift olduğumuz onaylanmışken.
Hile yapılmayacak, cinayet olmayacak. Komuta bendeyken, esirlere işkence.
hazır dikkatin bendeyken.
Hazır dikkatiniz bendeyken, tüm bayanları uyarmak istiyorum şeytani
Ev hala bendeyken gece yarısı üç adam geldi.
Anahtarların bendeyken neden bana uygun bir saatte bırakmayayım?- Tamam?
Dinle, hala elektrikli testere bendeyken başka bir gün… minibüsünü serbest bırakmamı istiyorsan… çıkıp gelebilirim.
Senin işin bendeyken. Birkaç haftada bir, onları bir sallardım.
Sana, Hank Weinbergin poker gecesine mezeleri getirme sırası bendeyken bakkala söylediğimin aynısını söyleyeceğim.
Sana, Hank Weinbergin poker gecesine mezeleri getirme sırası bendeyken… bakkala söylediğimin aynısını söyleyeceğim.
güç bendeyken daha iyi hissediyorum.
Koza içindekini koruyorsa ve Junior seni serbest bıraktıysa bıçak bendeyken kozanı nasıl kesip açtı?
Yetki bendeyken insanlar ölüyor.
Yetki bendeyken insanlar ölüyor.
Ama Fist bendeyken bunu yapamam.
Sorumluluk bendeyken büyük değişiklikler yapacağım.
Bendeyken içi pek rahat değildi.