BENIN in English translation

Examples of using Benin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sana Benin bilimsel şeylerine bağlı kalmasını söylemiştim.
I told you to keep to Ben's scientific stuff.
Benin böbrek zarına küçük bir kesik attım.
I made a small incision in Ben's kidney sack.
Benin ölmesini ister misin?
DO YOU WANT BEN TO DIE?
Siz hiç Leslieyi Benin kıçı hakkında konuşurken duydunuz mu?
You ever heard Leslie talk about Ben's butt?
Benin yerine çalışmamı istiyor.
He wants me to cover for Ben at work.
Biliyor musun, benin planım çok daha güzeldi.
You know what, my plan was a lot better.
Connor ile görüşmesi Benin şartlı tahliye kurallarına aykırı.
Meeting Connor is a violation of Ben's parole.
Benin ellerine de aynı renk bulaşmıştı.
That's the color that was on Ben's hands.
Benin blast yüzdesindeki bir insanın şansı nedir?
What chance do you give a guy with Ben's blast percentage?
Benin üniversitesindeki erkeklere bir baksana.
Look at the men in Ben's college.
Benin babası ne olacak?
What about Ben's dad?
Benin odasına gitmesi ne kadar sürer?
How long should it take him to get to Ben's room?
Benin odasına gidebilirsem başka bir giriş bulabilirim.
If I can get to Ben's room, I might be able to find another entrance.
Bu ses Benin babasının sesine benzemiyor mu?
Doesn't that sound like Ben's dad's voice?
Bay Robinson kapıyı Benin elinin üstüne kapatmış.
Mr. Robinson…(Sighs)… closed the door on Ben's hand.
Kapıyı Benin elinin üzerine kapattı. Ne adam ama.
He slams the door on Ben's hand.
Benin ünvanım Mr. Olympia.
My title is Mr. Olympia.
Benin tavşanında harikalar yaratmıştı.
He was great with Ben's rabbit.
Ona Benin karısından bahsettim.
I told her about Ben's wife.
Benin krallığımda olmaz.
Not in my kingdom.
Results: 1245, Time: 0.0376

Top dictionary queries

Turkish - English