Examples of using Bereyi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
En azından bereni çıkarır mısın?
Sonra da dansa bere takarak gitmiştim sanırım?
O bere için hava biraz sıcak değil mi?
Bereni çıkar, Jack.
Yeşil beresi onun kaderiyle buluştu.
Ben, bereni çıkartman gerek.
Bayım bere onun değil.
Bereni sevdim.
O zaman beremi alayım, ağzıma da nane şekeri atayım ve geleyim.
Fahri narkotik beresini hatırladın mı?
Bu bere bağışlanmış.
Bakıyorum da hala bereni takıyorsun, ha?
Bere takıyor ve kadife ceket giyiyor ama Led Zeppelin dinliyor!
Emilin beresini takması lazım.
Kar beresi etekler ve göz çevresi piercingler moda olmuş.
Ve profesörümün beresi vardı, yani, işin ehliydi.
Bereni sevdim.
Bere için sağ ol, Leo.
Tahta, eldivenler, bere… tam takım. Teşekkürler.
Bere bile satın almış.