Examples of using Berlin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Berlin kasabının karısının aksanına sahip olan biri.
Berlin konusunda nerede olduğumuzu söyleyin.
Berlin üzerindeyken vuruldu.
Doğu Berlin batıya sınırlarını açtı.
Aram, bu kadın Berlin ile olan savaşımda kritik.
Berlin ile 9 gün geçirdi, onunla konuşmamız lazım.
Engelbert Humperdinckin mezarı Berlin yakınlarında olan Sudwestkirchhof Stahnsdorf mezarlığındadır.
Berlin dışında, terk edilmiş bir fabrikada durdular.
Burası Berlin, arkadaşımla birlikte dans ediyordum.
Doğu Berlin gençleri için anarşi sembolü, isyancı ruhun esas ifade şekliydi.
Atina Üniversitesinde, Berlin, Londra ve Floransada hukuk okudu.
Harryi bul, böylece Berlin konusunu ona kendin sorarsın.
Berlin ve Avrupadan.
Henry Berlin ile bütün gece telefondaydı.
O doğu Berlin in sadece mutsuzluk getireceğine inanıyor.
Berlin, onu Berlinde buldular.
Yeni bir Hırvat prototipi Berlin ticaret fuarında görücüye çıktı.
Berlin hakkında bir şey bilmiyordu.
Berlin Savaşı sırasında yine General Helmuth Weidlinge Ordu kurmay başkanı oldu.
Berlin nasıl?