Examples of using Berlinle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tokyo, sandalyeye bağlı olan Berlinle Rus ruleti oynadı.
Tabii ki. Ama Berlinle Rus ruleti oynadı.
Yoksa Janee Berlinle ilgili gerçeği anlatırım. tek yol bir kurşun, Artık onun indirilebileceği.
İşte oradaydım, mükemmel kırmızı bir ruj sürmüş, otel lobisinde oturmuş, Berlinle ilgili hikayeler dinliyordum.
tek yol bir kurşun, yoksa Janee Berlinle ilgili gerçeği anlatırım.
Sen Berlinle savaşıyorsun… hepimiz de seninle birlikte bu savaşa girdik.
Jerry Berlinle birlikte.
Telefon külübesine gidin! Berlinle görüsme.
İnanılmaz. Batı Berlinle Federal Almanya arasındaki sınırı kapatmışlar.
Alex Berlinle birşeyler oluyor.
Isaiah Berlinle konuşup anlaşabilirsin belki… Bayan Shepherda göre az konuşan biridir o hatta.
Isaiah Berlinle konuşup anlaşabilirsin belki Bayan Shepherda göre
Berlinle burada kalacak ve o patlayıcıları kimin yerleştirdiğini bulacaksın.
Berlinle çalışan insanları biliyorsun.
Berlinle bir görüşme için bekliyordum.
Berlinle bir alakanız yok mu?
Eminim Berlinle alakalı bir şey.
Berlinle bağlantı kurulamadı ve onlara sormak zorundayım?
Berlinle başla.
Berlinle az önce görüstüm.