BEYNIMDEKI in English translation

in my brain
beynimde
kafamda
zihnimde
in your mind
beyninde
zihninde
aklında
kafanda
beyninizde
hafızanda
inside my head
kafamın
beynimin içinde
zihnimdeki
benim beynime
aklımda

Examples of using Beynimdeki in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ama şimdi her sabah uyandığımda beynimdeki noktaları düşüneceğim.
Now I'm going to wake up every morning thinking about spots on my brain.
Beynimdeki iş ve Mozart arasındaki ilişkide klişeleşmiş bir sinir yolu var ve yeni elektrokimyasal yol için kendimi zorluyorum.
The association between work and Mozart is a well-worn neural pathway in my brain, and I am forcing a new electrochemical pattern to fire.
Beynimdeki adrenalin seviyesini artırıp kendimi kaybetmeme neden olmuştu. Doktoruma göre, beş milyon insanın karşısında Günaydın Amerikada olmak.
Of 5 million people. It raised the level of adrenaline primed me to lose it on Good Morning America in front in my brain which, according to my doctor.
Beynimdeki adrenalin seviyesini artırıp kendimi kaybetmeme neden olmuştu. Doktoruma göre, beş milyon insanın karşısında Günaydın Amerikada olmak.
Made me lose my mind on Good Morning America in front of five million people. Raised the level of adrenaline in my brain which, according to my doctor.
Birilerinin beynimdeki uyku düğmesine dokunarak… on dakika uyuyabileceğimi söylediği duygusuna kapıldım.- Çok ciddiyim.
And told me it was OK to sleep another ten minutes.- I'm serious. It's as if somebody hit the snooze button in my brain.
Ciddiyim. Sanki biri beynimdeki alarmın uyuklama düğmesine basıp… bir on dakika daha uyuyabileceğimi söylemiş gibi bir şeydi.
And told me it was OK to sleep another ten minutes.- I'm serious. It's as if somebody hit the snooze button in my brain.
Gittiğim birçok hastanenin koyduğu teşhislerden öğrendim ki beynimdeki hareket kontrol sistemi hasar görmüş.
From the diagnoses I got from going to many hospitals… I found out that… The motor control functions… in my brain were damaged.
Evlat, zor kelimesi az bile ama doktor beynimdeki urun yarı yarıya küçüldüğünü söylüyor.
Kiddo,"rough" doesn't begin to describe it, but the doc says the tumor in my brain has shrunk half its size.
Evet. dibe vurdu. ve her şey inanılmaz bir hızla Beynimdeki her şey birden değişti.
And everything went drastically downhill, like… Everything in my brain just switched, at an incredible rate.- Yeah.
Evet. dibe vurdu. ve her şey inanılmaz bir hızla Beynimdeki her şey birden değişti.
Yeah. at an incredible rate. Everything in my brain just switched, and everything went drastically downhill.
Büyük bir rejenerasyon enerjisi patlaması,… bağlı olduğun her şeyle beraber beynimdeki Siber zımbırtıları kül eder.
Big blast of regeneration energy, burn out any little Cyber widgets in my brain, along with everything you're connected to.
Ufak bir nöbet geçirdiğimi beynimdeki elektrik sinyalleri üçer saniyelik aralıklarla kendini ettiğini söyleyecek.
That I had something like an absence seizure, that the electrical signals in my brain repeated themselves over and over in a three-second pattern.
Beni hipnotize ettiler! Bilmiyorum. Beynimdeki elektriksel impulsları yeni bir düzene sokacaklarını söylediler.
They put me under some hypnosis I don't know, and they said they were gonna realign the electrical impulses of my brain.
Babam beni beynimdeki serotonin eksikliğinden dolayı acı çektiğimi söyleyen bir doktora götürdü.
My dad took me to a doctor who said I was suffering from lack of serotonin to the brain.
Neler oluyor böyle?'' Ve o anda, beynimdeki konuşma-- o sol yarıküremin gevezeliği-- birden bütünüyle susuverdi.
What is going on?" And in that moment, my brain chatter-- my left hemisphere brain chatter-- went totally silent.
Kanamadan iki buçuk hafta sonra, cerrahlar müdahale edip beynimdeki konuşma merkezlerine baskı yapan golf topu büyüklüğünde bir pıhtı çıkardılar.
Two and a half weeks after the hemorrhage, the surgeons went in and they removed a blood clot the size of a golf ball that was pushing on my language centers.
Babam beni beynimdeki serotonin eksikliğinden… dolayı acı çektiğimi söyleyen bir doktora götürdü.
From lack of serotonin to the brain. My dad took me to a doctor who said I was suffering.
Yatmadan önce biraz ot çekerim o da beynimdeki rüya kısmını kapatıyor.
I smoke pot right before I go to bed, and it shuts down the dream side of my brain.
Bu beynimdeki bir düşünce, ama aynı zamanda,
It's a thought in my brain, but at the same time,
Ve bana söydikleri şey hastalığımın ismi AVM oldu. Bu damarların birbirine dolaşması gibi bir şey. Bu beynimdeki yırtılırsa eğer, ya sakat kalırım
And they told me I have something called an arteriovenous malformation, or A FM, which is basically like a tangle of screwed-up blood vessels in my brain which if it ruptures, can cripple
Results: 72, Time: 0.0263

Top dictionary queries

Turkish - English