Examples of using Beysboldan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Red Foxes takımında oynuyordum. Beysboldan.
Onca yıldır bana… onunla sadece beysboldan konuştuğunuzu söyledin.
Bence Amanda beysboldan çok bir futbol hayranı ama yine de ona sormalısın.
Sadece sana değil; annene, havadan sudan veya beysboldan konuşabilecek ya da en favori araba yıkama yeri muhabbeti yapabilecek herkese.
Hey, söz beysboldan açılmışken, Ben, bu sene J. V. takımını yönetmek için bana yardım eder misin?
Globeın yeni editörü, beysboldan nefret eden bekar bir yahudi yani.
Şaka değil. Beysboldan bahsetmezsen, gelecek hafta yayından çıkıyoruz.
Sanmam. Yani Globeun yeni editörü, bekar… Yahudi kökenli ve beysboldan nefret ediyor.
Beysboldan yeni gelmişti ve şapkadan ötürü görebileceğiniz en kötü saç şekline sahipti.
Dün akşam Benchwarmersı anlattık. Çocukken beysboldan soğutulan, şimdiysearayı kapatan üç kişilik bir takım.
Çizim yapmak gibi hobileri var mı veya beysboldan hiç konuştu mu diye sordum.
Bir hobisi olup olmadığını sordum, bilirsin, çizim yapmak gibi… veya beysboldan hiç konuşur muydu diye sordum.
çizim yapmak gibi… veya beysboldan hiç konuşur muydu diye sordum.
Ama ben beysbolun nasıl oynandığını bilmiyorum ki.
Beysbolun nasıl oynandığını öğrenmek istiyorum ama.
Beysbolun karakteri oluşturması gerekiyor,
Ve beysbolda vurucu belirlemenin kötü fikir olduğunu göreceksin.
Beysbola bayılıyorum.
Basketbolun zarafetinden beysbolun şiirselliğinden yoksun.
Şu şişe kapağının beysbolla bir ilgisi olmadığını biliyorum.