Examples of using Beyzbol in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Beyzbol kafesi… Dayan baba!
İşte Vince Korsak imzalı beyzbol toplarının olmamasının sebebi.
Brick, okuldan sonra, benimle beyzbol maçıma geliyorsun.
Şanslısın. Bu adamı kullanabilecek üç beyzbol kulübü düşünebilirim.
Beyzbol kafesi… Dayan baba!
Bir adam bizden… Beyzbol?
Anlıyorum. Bahse varım, Jackie de sadece beyzbol oynamak istiyordur.
Bizim bölümün kaç beyzbol maçına.
Onu, Senin böbreklerinde beyzbol idmanı yapmaktan uzak tutmaktır.
Birkaç hafta önce beyzbol oynuyordu çocuk.
Nesin sen, küçük kızlar beyzbol ligi mi? Pekâlâ.
Ne eğlenceli bir fikre benziyor? Beyzbol kafesleri mi?
Istemiyor musunuz? Hey! Beyzbol oynamak istiyor musunuz!
komedi kulübünün beyzbol takımı vardı.
Dayan baba! Beyzbol kafesi.
Dayan baba! Beyzbol kafesi.
Beyzbol kafeslerine? Beyzbol kafeslerine?
Mesala Kafama Beyzbol sopasıyla vursam?
Yaşındaki ufak oğlan bizlere beyzbol kart koleksiyonunu göstermek istedi.
Beyzbol kartları olan polis.