Examples of using Bezelye in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sanırım bezelye oluyorum.
Bezelye konservesi açmış!
Kızarmış tavuk, bezelye ve mısır ekmeğinin olduğu bir masada da.
Bezelye çorbası.
Evet, lütfen, ben bezelye çorbası… ve risotto alacağım.
Bezelye alabilir miyim?
Üzgünüm, bezelye demek istedim.
Bezelye de değil.
Fakat, Tavuklu Güvece bezelye koymak onun fikri değildi.
İşte, bezelye, Beyler.
Kim bezelye ister?
Biz bezelye ve havuç gibiyiz, sen ve ben.
Bunu söyleyen de bezelye kılığına girmiş bir adam.
Bezelye çorbası var.
Yeşil fasulyelerine bezelye ile değiştireyim.
Onları bezelye ve havuçla yemeyi seviyor.
Bezelye geçidi.
Bir tabak bezelye ve büyük boy da kola ver. Buzsuz olsun.
Bezelye güzele benziyor.
Bezelye ve soğan da olurdu?