Examples of using Biletiyle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cüzdanındaki biletlere göre günün ilk ışıklarıyla Martinikten ayrılmak üzereymiş.
Kazananlar için biletlerim var, Bay Morse.
Gir. Kazananlar için biletlerim var, Bay Morse.
Kazananlar için biletlerim var, Bay Morse. Gir.
Kazananlar için biletlerim var, Bay Morse. Gir.
Biletlerinizi alamayız. Bay Wallace ne düşünür sonra?
Beyler, biletiniz var ya da yok.
Hanımlar ve beyler, biletlerinizi buradan alın! Hemen yanaşın!
New Yorkta bilete filan… ihtiyacın olursa haberim olsun.
Bizim de bilete ihtiyacýmýz var. Bekle.
Burada uçak biletlerim ve bir davetiye listesi var, Doğrudur.
Genç karısı olmalı. Opera biletini isteyen, güzel ve aç.
Burada uçak biletlerim ve bir davetiye listesi var, Doğrudur.
Biletiniz, hanımefendi?
Umarım biletlerinizi alırsınız ve varış noktanıza zamanında varırsınız.
Biletlere yardım edecek bir dostum var.
Onu çocuk biletiyle dışarı çıkaramazsın.
Elimde tren biletiyle kala kalmıştım.
Elimde tren biletiyle kala kalmýþtým.
Elimde tren biletiyle kala kalmıştım.