Examples of using Bin mil in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Türbülansa girdiğimiz sırada… kıyının bin mil açığındaydık.
Adını bilmeyen birine ulaşmak için bin mil falan gitmen gerek.
Yolculuğumuz uçsuz bucaksız bir kara noktada başlıyor, bin mil genişliğinde.
Bin mil uzunluğunda ve okyanusun üzerinde bir buçuk mil yükselen sıradağlarıyla Yeni Zelanda,
Dört bin mil uzakta, Fransa
Saatte bin mil uzayında etrafında dönerken sadece yer çekimi denen gizemli güce tutularak.
Stratosferde savaşabilir. Bir uçak bir saatte bin mil kat edebilir ve… Bu mektupta ise şu açıklamayı yapmışsınız.
Ve Hawaiinin bin mil açığında tehlike sezinlenmiyordu. Amerika savaşta değildi.
Alt-ışın motorlarıyla… gemi saniyede 110 bin mil hızla gidebilir, ışık hızının yarısı kadar.
Stratosferde savaşabilir. Bir uçak bir saatte bin mil kat edebilir ve… Bu mektupta ise şu açıklamayı yapmışsınız.
Bir gün, Tanrı Josephoya bin mil kuzeyde… toprağa gömülü bir gemiyi bulmamızı söyledi.
Cennet sahili, Hadi gidelim! Ölüme Sürüş adını vermişti. Yoldaşı Rico ise buna, Bin mil sürecek bir yol.
Ama güzelimin yanında denizin altında yirmi bin mil… seyahat etmenin benim için… hoş bir macera olduğunu itiraf etmeliyim.
Bir gün, Tanrı Josephoya bin mil kuzeyde… toprağa gömülü bir gemiyi bulmamızı söyledi.
Cennet sahili, Hadi gidelim! Ölüme Sürüş adını vermişti. Yoldaşı Rico ise buna, Bin mil sürecek bir yol.
Saatte bin mil uzayında etrafında dönerken… sadece yer çekimi denen gizemli güce tutularak… bu gezegenin yüzeyine tutunuyoruz.
Bu durumda yüzbaşı Granderson antenin kontrolünü aldığında bin mil çapındaki bölgeye yayın yapabileceğiz.
Cennet sahili, Hadi gidelim! Ölüme Sürüş adını vermişti. Yoldaşı Rico ise buna, Bin mil sürecek bir yol.
Anlıyorum, sadece bu evden bin mil uzaktaki bir askeri… okulda yaşamaya zorlandığım gerçeğini ve gerisini unutmaya çalışıyordum.
Evet, anlıyorum, sadece bu evden bin mil uzaktaki bir askeri… okulda yaşamaya zorlandığım gerçeğini