Examples of using Blanco in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yani Bandito Blancodan değil?
Mano Blancoyu verdi.
Bugün Blancoyla konuşamaz mıyım?
En azından Blanconun atabileceği bir sürü biftek vardı.
Blanconun burda olmadığını unutma,
Benny Blancoyla ilk kez o gün tanışmıştım.
Arroyo Blancoya evine giderken mi?
Bu Carlito Blancoyu tanır mısın?
Lanet Blancoyu nasıl bulacağız?
O bize Blanconun nerede olduğunu söyler.
Bu Blancoyu izliyor.
Blancoyu takip et, evlat.
Başkan Blanconun karşılaşacağı ilk büyük sorumluluk.
Daha sağlıklı. Piñon blancoyu ona vereceğiz çünkü o daha.
Blancoya sor kanka.
Bir gece Blancoyla dışarıda içerken -Tamam.
Neyse, Blancoyla dışarıya park ettik.
Bay Blanconun protestosu için ne kadar verdiğini söyler misiniz?
Ayrıca, 80 yaşındaki Alfonso ve Maria Blancoyu da kendi evlerinde dövdü ve işkence etti.
Carlito, demin Benny Blancoyla konuştuğunu gördüm.