Examples of using Bodnar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sahneyi ilk önce birinci sınıftan Cynthia Bodnar ve annesi Jane alıyor.
Ve ünlü müzikal Memory yi canlandiracaklar, Cats. Sahneyi ilk önce birinci siniftan Cynsia Bodnar ve annesi Jane aliyor.
Mossad, Bodnarın tek başına hareket ettiğini söylüyor.
Sanırım bu işin Bodnarla bir ilgisi var.
Bodnarı bulabilmek için Avrupaya gitmeme izin vermenizi istiyorum.
Mossad, Bodnarın ülkeden ayrıldığını biliyorsa neden Virginiada ajanı vardı?
Ancak Bodnarın peşinden giden herkese tehdit oluşturduklarını biliyoruz.
Bodnarın, Avrupanın belli yerlerinde yakın zamanlarda boşalttığı bir çok hesabı vardı.
Orli, onun Bodnarı araştırırken öldürüldüğünü söyledi.
Çünkü Bodnarın Romada olduğunu mu sandın?
Bodnarın burada olduğunu sandın.
Bodnarı tutuklanmadan önce öldürmek için.
Subayım, Bodnarı takip etmeyi denedi ama onu kaybetti.
Bodnarı Romada aramak için ne kadar işgücü harcadığımızı biliyor musun?
Bodnarın ülkede olduğunu biliyoruz
Sen ve Ziva, Bodnarı izlerken Reisiger isimli birine rastladınız mı?
Bodnara yardım etmesi karşılığında aldığı ödeme.
Bu da Bodnarın en az iki ay önce orada olduğunu gösteriyor.
Pekâlâ, bu Bodnarla beraber çalıştıklarını doğrular.
Bodnarın New Yorkta olduğunu mu düşünüyorsun?