Examples of using Bokstan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bokstan büyük bir olayın promosyonunu yapmak enderdir.
Bokstan anlamadığımı biliyorsun, değil mi?
Bokstan başka neler yapıyorsun?- Tabii ki.
Bokstan büyük bir olayın promosyonunu yapmak enderdir.
O, bokstan da büyüktü, değil mi?
Süper arabalı ultra-zengin insanları bokstan daha fazla çeken spor yok.
Bokstan pek fazla anlamıyorsunuz, herhalde?
Bruce Lee bokstan pek çok şey öğrenmiştir.
Bokstan iyi anlar, değil mi?
Ama o sadece bokstan söz ediyordu.
Linin ayak hareketlerine bakarsak bokstan geldiği söyleyebiliriz.
Beatbox'' tabii ki. Ve'' bokstan'' kastettiği de.
Yapmak enderdir. Bu öyle. Bokstan büyük bir olayın promosyonunu.
Bu boks değil, evlat. Bokstan hoşlanmam.
Bu boks değil, evlat. Bokstan hoşlanmam.
Fahişelerden ve bokstan bahsettik. İşten bahsedemiyoruz çünkü fazla hassas bir konu.- Sanırım öyle.
Bokstan hayatini kazanmak zordur, bu yuzden simdi ve sonra… prensiplerine ters gelen seyler yaparsin.
dur. bu boktan bokstan daha iyidir.
Kadın olsam, spor salonundan ve bokstan hemen önce bunu giyerdim.
Kadın olsam, spor salonundan ve bokstan hemen önce bunu giyerdim.