Examples of using Bolca in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
İlk Avrupalı kaşiflerce bolca bulundu.
Bunu yapmanız için size bolca zaman vermiş.
Bence de şaşalı bir ilk gösterim bolca basın mensubu ve kırmızı halı düşünüyordum.
Tom bolca kanıyordu.
Disney bolca prensese sahipti ama hiç erkek işi şeyleri yoktu.
Bulgarlar da Yeni Yıl Arifesini bolca yemek ve içmekle kutluyorlar.
Burada her zaman bolca var.
Hiçbir şey. Bolca hakaret.
Yani kirli suyun ve petrolün arkalarından sızması için bolca fırsat mevcut.
Sen bolca terliyorsun.
Pirinç gruplar ve bolca parti yapmış olurduk.
Ve memeliler ejderhalara bolca yiyecek sağlar.
Rebecca seyahata gidiyor, bolca lazanya yapmış.
Bundan sizde bolca var.
Hiçbir şey. Bolca hakaret.
Toprakta bolca yetişiyor bunlar.
Bak, bolca kızımız var!
İlk Avrupalı kaşiflerce bolca bulundu.
Ayrıca nereye giderse gitsin… elinde bolca vakit olacak.
Tom bolca terlemeye başlamıştı.