Examples of using Boris in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Boris burada değil.- Boris nerede?
Bu Boris, Vajdaların uşağı.
Senin kafa da Boris gibiymiş. Neden geldin?
Bunu Boris yolladı.
Boris öldüğü için Eyaletin davanın devamını sağlayacak kadar kanıtı yok diyorsunuz.
Boris olmadan davacının elinde sadece ikinci dereceden kanıtlar var.
Boris kim?- Davacının ana tanığı.
Boris Grigorievin bir talebesinden.
Boris Gregorianın öğrencisi,'' Susuzluk''. 232 numaralı parça.
Numaralı parça. Boris Gregorianın öğrencisi,'' Susuzluk.
Boris Vianın metninden esinlenen bir gösteri yapıyorduk.
Boris Viianın yazıları üzerine kurulu bir gösteri yapıyorduk.
Boris kim bilmiyorum.
Kursun atlatan Boris teki gibi mi -Evet?
Ben de Boris hakkında detaylı bilgin var sanmıştım.
Yani Boris ailesini öldüğünü biliyor?
Boris veya FSB ilgili herhangi bir bağlantı var mı?
Boris veya FSBye herhangi bir bağlantı var mı?
Ben Boris.- Tanıştığımıza memnun oldum.
Örümcek Boris tırmanma iskelesini size vermeye hazırım.