Examples of using Bornoz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bornoz toplantısı varmış dediler.
Bornoz ne ayak?
Bornoz giyiyorsunuz.
Bornoz hâlâ üzerinizde.
Sana bornoz falan getireyim mi?
Sence iki bornoz gerekir mi orada?
Bornoz veya iç çamaşırı değil yani?
O kadının bornoz bağlamayı öğrenmesi lazım.
Üzerine panço, bornoz ya da başka bir şey alamaz mısın?
Sizler için bornoz ve mayolarımız var.
Bornoz nasıl?
Bornoz günün modası değilse sanırım partiye hazır değilsin.
Bornoz Haydutlarını hatırlıyor musun?
Onlara Bornoz Haydutları derdik.
Sana bornoz haydutlarını anlatmış mıydım?
Bornoz giyiyorsun.
Hadi pahalı bornoz alalım ve kucaklaşalım.
Bornoz ne durumda? Şey?
Sana bornoz getirdim.
Peki bornoz ve ayakkabı?