Examples of using Bossa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bossa Nova üçüzlerini Cocoa Plajına götürdüm.
Suç Bossa Novanın.
O Bossa karşı tanığım.
O Bossa karşı en önemli tanığım.
Bossa karşı olan davamızı mahvedemezsin, toplantılara gelmemeyi kes.
Bossa karşı olan davamızı mahvedemezsin, toplantılara gelmemeyi kes.
İki durumda da Bossa karşı olan davamda masraf oluyorsun.
Bossa Novayı ben aldım.
Suc Bossa Novanın.
Big Fish Bossa çalışıyormuş.
Beş gün süren festivalde bossa nova, modern Norveç cazı,
Li ve 1960lı yıllarda Petrópoliste geçen öyküde Bossa novanın doğuşunın yanı sıra başkent Brasílianın kuruluşu ve açılışı da yer alır.
Bossa Nova! Dedim ki,'' Gel bebek, burası sıcak, dışarısı çok çok serin.
ayrılmak için bulamıyorum. ya da Mr. Bossa çalışmasıyla ilgili yüzleşmek için.
Haberin bu aşamasında, muhtemelen bir dizi bossa nova bestesini incelerken son derece endişeli bir görünüm sergilerdim.
O yüzden kin gütme konusundan Bossa katılıyorum.
Bir zamanlar, Bossa Nova topraklarında, Isabella isimli bir kız yaşardı.
funk, klasik müzik, bossa nova ve reggae müziğe kadar çeşitlilik gösterir.
Middle Eastern, bossa nova tarzlarının harmanını kullanmaktadırlar.
Carlos Imperialın bossa nova tarzındaki'' Nem Vem Que Não Tem'' şarkısının gülen,