Examples of using Bovling in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Çocuklara bovling böyle öğretiliyor baba.- Evet.
Bovling mevzusu korktuğumdan da kötüydü.
Sanırım bovling bitti. Dinleyin! Connie!
O son bovling oyununu oynamayacaktık.
İş çıkışı bovling oynamaya ne dersin?
Bovling bu. Yok yok.
Ben hazırım. Bovling gecesi için hazır mısın?
Ben hazırım. Bovling gecesi için hazır mısın?
Ben burada bovling ya da kâğıt oynarken iş yapıyorum. Anlamazsın.
Ben burada bovling ya da kâğıt oynarken iş yapıyorum. Anlamazsın.
Bovling gecesinde sana fazla mesai yaptıran patronun hakkında sızlan.
Bovling gecesi için hazır mısın?
Bovling ayakkabıları kalesini kim koruyacak peki?
bu benim bovling gecem.
Kendime top alacak kadar bovling oynamıyorum.
İhtiyar Jake Stilesa bovling sözü verdim.
Ah, hayır, efendim, ben biraz bovling oynarım, fakat.
İyi, bir aptal gibi tek elle bovling oynarım.
Ve burası da Bovling Yuvası.
Bir ay bedava bovling kazanacak!