Examples of using Bowen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Siz Ellen Bowensiniz, değil mi? Elbette.
Siz Ellen Bowensiniz, değil mi? Elbette?
Sen Tandy kandıran Bowensin, tamam mı?
Ben Boweni istiyorum.
Bowene ihtiyacım var.
Nathan Bowenin o olduğunu söyledi.
Nathan Bowenin tek olduğunu söyledi.
Bu ifadeler teorimizi -Collins ve Bowenin Myersle birlikteler- teyit ediyor.
Şimdi, bunu Bowene söylemeni istiyorum.
Umrumda değil sen Büyük Nathan Bowenin kızı… Benim yüzümden.
Kununurra ve Bowende geçmektedir.
Bowenin bisküvi fabrikasındayken sigara molası vermiş.
Boğayı al, bu gece Dodge City trenine bin ve onu Bowene götür.
Makaleyi okuyan Mary Pachnos, Boweni yazar Garry Jenkins ile tanıştırmış, ikili kitap taslağını hazırlamıştır.
Umrumda değil sen Büyük Nathan Bowenin kızı… Bunu yapmaya devam et!
Ira Bowenin de ders verdiği Caltechte bir yılını geçirdi.
Haftalık 10 pound için, haftanın 6 günü 10ar saatlik vardiya yapıyormuş… Rastrickteki Bowenin bisküvi fabrikasında.
Bowenin raporuna göre: 12 Mayısda Uluslararası Basının( UPI), haber ajanslarına gönderdiği rapor: Yüksek bir İsrail kaynağının söylediğine göre
Üzgünüm, Bowen.
Bowen Takımı!