BOWLINGI in English translation

bowling
kâse
bowling
bovling
bir tabak
tas
çanağı
bowl
kâse
bowling
bovling
bir tabak
tas
çanağı

Examples of using Bowlingi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sen ve ben, bowlingi seviyoruz.
between you and me, I love to bowl.
Bırak şimdi bowlingi Peter.
Forget about bowling, Peter.
Yeni mal sahipleri bowlingi çok seviyor.
The new owners love bowling alleys.
Tamam. Tekrar söylemem gerekecek. Çünkü La Brea Park dediğimde aklıma etrafta tavşanlar koşan ve çimen bowlingi turnuvaları yapılan bir huzur evleri geliyor.
Okay, run that by me one more time because when you say La Brea Park, I think a retirement community with bunnies and lawn bowling.
Neyse, teşekkür etmek için müdürüm karanlıkta parlayan disko bowlingi gecesinin tüm şarkılarını seçmeme izin verdi!
Anyway, to thank me, my manager let me pick all the songs for glow-in-the-dark disco bowling.
Bak şimdi, belki şu sıralar sevgili Rusyanda demokrasi işliyor olabilir ama bu Fizik Bowlingi takımında demir yumruğumla kuralları ben koyarım.
Look, now, maybe you have democracy now in your beloved Russia, but on this Physics Bowl team, I rule with an iron fist.
Bak şimdi, belki şu sıralar sevgili Rusyanda demokrasi işliyor olabilir… ama bu Fizik Bowlingi takımında demir yumruğumla kuralları ben koyarım.
Now, maybe you have democracy now in your beloved Russia… but on this Physics Bowl team, I rule with an iron fist. Hey, look.
Çim bowlingini biliyor musun?
You know… lawn bowling?
Fizik Bowlingine katılıyoruz ve takımımız için bir dördüncüye ihtiyacımız var.
We are entering the Physics Bowl, and we need a fourth for our team.
Oyunda bowlingle ilgili bir şey yok.
There's nothing about bowling in the play.
Fizik Bowlingini kazanıyorum.
Winning Physics Bowl.
Ben bowlingden bahsediyorum.
I'm talking about bowling.
Bowlingle ilgili bildigin herşeyi Ishmaele de öğretiyorsun.
Here you are, passing all that bowling knowledge on to Ishmael.
Bowling oynayamayacağım malum ama yine de patates kızartmalarını götürürüm.
Obviously I can't bowl, but I could still put away some cheesy fries.
Mum bowlingini denemek istediğini sanıyordum.
I thought you would want to try candlepin bowling.
Bowling bile bilmiyor.
She can't even bowl.
Bowlingin bile içine etmenin bir yolunu bulmuşlar.
They even found a way to mess up bowling.
Biraz bowling, biraz dans.
Bowl a little, dance a little.
Bowlingden nefret etmem.
I don't hate bowling.
Bedava bowling oynayabiliriz.
We can bowl for free.
Results: 63, Time: 0.025

Top dictionary queries

Turkish - English