Examples of using Boydun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Boydun telefonunu dinlememe izin verecek bir yargıç var.
Boydun emirleri böyle.
Teşekkürler. Boydun Kuyruklu yıldızını okuyordum.
Boydun Kuyruklu yıldızını okuyordum.
Boydun sabıka kayıtlarında yardım aldığına işaret eden hiçbir şey yok.
Boydun evine de uğrayacağım.
Bu Boydun fikriydi!
Boydun bölgesinden olabilirler.
O zaman o kasada Boydun yanındaki kimdi?
Seninle işi bittiğinde, ölümün Boydun elinden olacak.
Hassiktir, sen Boydun hatunusun.
Hassiktir. Sen Boydun hatunusun.
Binlerce yüz bin dolardır, Boydun viral sayısı.
Sen ve Boydun, dün gece, en kısa randevulaşma konusunda, Guinness rekoru kırdığını duydum.
Pekâlâ, belki bana, neden Boydun, silahından çıkan sadece iki mermiyle ortada olduğunu açıklayabilirsin.
Boydun mücevher dükkanına gittiğini biliyoruz muhtemelen
Kız kardeşi Mary Boydun evlendiği hem John Percevalias,
Ava, Boydun âşık olduğunu sanması'' Kıdemsiz G-Man'' rozeti hak etmeye çalışan Nancy Drew yapmaz seni.
Buradaki tek suç, Boydun bana yolculuğum için…-… temiz kıyafet getirmesi gerekiyordu.