Examples of using Boynunda in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Boynunda bir yarası vardı.
Boynunda bir şey yok.
Boynunda kocaman bir'' suçluyum'' tabelası var.
Ama boynunda kesikler vardı.
Margaretin boynunda çizikler vardı, kıvrımlı çizikler.
Daha dün boynunda gelişen şeyi tırnak makasıyla aldım.
Calleigh kurbanın boynunda polen buldu.
Boynunda bir şey var.
Boynunda bir zedelenme olabilir.
Boynunda adı yazan bir kolyesi vardı, değil mi?
Boynunda yarım bir kolye var, diğer yarısı da bizde.
Karotid diseksiyon boynunda on santimlik pulsatil kitle ve Broca afazisi var.
Ama boynunda asılma izi yok.
Boynunda iki delik izi var.
Ayrıca boynunda delik yarası vardı.
Kırık bir kaburga kemiği ve boynunda, göğsünde ve gövdesinde morluklar vardı.
Yağlı ip zaten boynunda evlat. Konuşsan iyi edersin.
Boynunda bir örümcek vardı.
Boynunda sürekli taktığı altın haçlı kolye, kopartılmış.
Boynunda hiç iz var mı?