Examples of using Brass in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
albümünün ikinci teklisi olarak belirlenmiş, fakat Nellynin Brass Knuckles albümünün ikinci teklisi olmuştur.
Mickey Dunnın hayaletinin kendisini öldürmek istediğini iddia ediyormuş. bir telefon almış, Brass az önce birisinden, Evet. Tamam.
Brass, Huston ve Brunonun garip bir inşaat yıkım işinde çalıştıklarını söyledi.
Kendilerini'' The Brass Ring Club'' olarak adlandıran ikili,
Brassı istiyorum.
Brassın dediğine göre Merkez, sokak yarışçılarını sokaktan uzak tutmak için bu işi ayarlamış.
Brassın söylediğine göre savcı her ikisini de suçlayacakmış.
Henüz Brassa ifadeni vermedin mi?
McManus ve Brassın kazanma şansları yok.
Brassın istekleri genel iyiliğin ötesine geçiyor.
Arkadaşın Dave Brassla sohbet ettik.
Memur Brassla konuşmam lazım.
Memur Brasstan bana bilet almasını istemiştim.
Brassa söyleyim, destek göndersin.
Kaptan Brassın çanı.
Brassı arayayım.
Brassı arıyorum.
Ben Brassa haber veririm.
Brassla Palermo otelinde buluşacağım.
Jim Brassı tanırsın. Birlikte Anne-Marie Tolsom vakasında çalışmıştınız.