Examples of using Brentin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Başka biri Brentin bilgisayarını kullanmadıysa bu onun cinayetten 20 dakika önce otelde olduğunu gösterir.
Brentin dolabında met amfetamin buldum. Çöp kutusunda da içi boş bir başka şişe daha.
Bugün olan biten herşey kedim Brentin insan yılıyla 27. yaş günüyle ilgili.
Joe, Brentin üzerinden para kazandıktan sonra. Viperımı geri alabilir miyiz sence?
Çünkü bu durum… Kedim Brentin insan yılıyla 27 yaşına basacağı… günde bunların yaşanması üzücü.
Ama ne yazık ki… Simone, Brentin kitabını unutur sanmıştık Chip Driver, 1968 model Cadillacıyla cinayet mahalline geldi.
Simone, Brentin kitabını unutur sanmıştık Chip Driver, 1968 model Cadillacıyla cinayet mahalline geldi. ama ne yazık ki.
Ama ne yazık ki… Simone, Brentin kitabını unutur sanmıştık Chip Driver, 1968 model Cadillacıyla cinayet mahalline geldi.
Ama ne yazık ki… Simone, Brentin kitabını unutur sanmıştık Chip Driver, 1968 model Cadillacıyla cinayet mahalline geldi.
Ama ne yazık ki… Simone, Brentin kitabını unutur sanmıştık Chip Driver, 1968 model Cadillacıyla cinayet mahalline geldi.
Aralarında Stalin biyograficisi Simon Sebag Montefiore, eski Politbüro üyesi Aleksander Nikolaeviç Yakovlev ile Yalein'' Annals of Communism'' serisinin yöneticisi Jonathan Brentin de bulunduğu çeşitli akademisyenler ölü sayısını 20 milyon olarak belirtir.
Brentin sapanı vardı.
İşte burası Brentin evi.
Eşim Brentin dediği gibi.
Brentin neyi sevdiğini bilmiyorsun.
Demek Brentin yerine geldin?
Bence bunu Brentin odasına koyamazsın.
Brentin Yahudi olduğunu bilmiyordum.
Brentin hazırlıklı olması lazım.
Symonds, Brentin kayıtlarını koy.