Examples of using Bricki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Brickten hoşlanır.
Brickte hipofiz tümörü mü var?
Brickle hiçbir şey hakkında… konuşmadık.
Bettie ve Brickle birlikte şu tarafta.
Sakinleşmişti ve süzülerek Brickle buluşacağı kütüphaneye gidiyordu.
Brickle İncil hakkında tekrar konuşmanız lazım.
Ve onlar da Brickten beni tekrar almasını isteyecek.
Aslında Mike ve Brickte buralarda bir yerlerde olmalı.
Brickten Rustyye.
İyi oldu çünkü Brickin gideceği iki tane parti var.
Gördünüz mü? Benim Brickim var ve birbirimize çok yakınız?
Ancak sen gelmeden önce Bricke gidip check-up yaptırmıştım… ve şimdi gayet iyiyim.
İyi işte, Brickin bir derdi
Peki münazarada Brickle sihirbazlık numarası yapsak? Tamam?
Bent Brickteyim. Doktorun emrettiğinin tam aksi.
Bricke Shelbyden bahsedebilirim. Anladım. Eğer istiyorsan.
Aynen. Brickin onu bu yüzden hiç affetmediğini düşünüyorum.
Neden Brickten yardım istemiyorsun?- Lavon!
Brickle gitsene.
Brickin de bu yüzden öyle yaptığını düşünüyorum.