Examples of using Bridgette in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ariel, Bridgette ya da Marie olsaydı ben de aynı şeyi yapardım.
Hayır gerçek değil Bridgette, Çünkü kaydettiğin adam Bay Darby,
Bridgette üniversiteden yeni mezun olmuştu sonra oturma odana geldik sonra sürpriz dedik
Bridgette Dubois, sen kazanan bir takımda olmak isteyen… ama bunu başarmak için hiçbir şey yapmayan tembel bir kızsın.
Hatta medyaya bunun benim kararım olduğunu söyleyeceğim. Eğer sonunu görmeye karar verirsen o zaman şunu bil ki Marie, Bridgette ve Ariel mahkeme boyunca korumaya alınacak.
Bu kişiler; Cody, Courtney, Gwen, Heather, İzzy, Noah, Owen, Tyler, Duncan, Bridgette, DJ, Ezekiel, Harold, Leshawna.
Eve erken dönüp onu Bridgetle… TV seyrederken yakaladığımı asla unutamam.
Gemmanın ortadan kaybolmasında Bridgetle ilgili bir kanıt bulduk.
Bridgetle ben hayır diyeceğiz ve sonra
Afrikada Bridgetin Senegaldeki bir yolu az önce haritalandırdığını görebilirsiniz.
Bridgetle mi yoksa Siobhanla mı konuşuyorum şu anda?
Dannynin Bridgetin canını yaktığını düşünüyorum ve bence o bir psikopat.
Gemmanın kaybolmasına Bridgetin karışmış olabileceğine dair bazı parmak izleri bulduk.
Bridgetle konuştum.
Bridgetle Terryi korkutan şeylere o sadece gülerdi.
Sanırım Bridgetin saadet zinciri olayından haberi var.
Bridgetin kaçmasındaki tek sebebin Bodaway olduğunu fark ettim.
Ilk kez ayrıldığınızda sebebi Bridgetin seni bir çocuk gibi görmesiydi.
Bridgetle konuştum bile.
En son… Bridgeti en son üç gün önce gördük.
