Examples of using Brifing in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Baş komiser brifing odasında ekiplerle konuşacak.
Öğrenciler… Brifing odasına. Kaptan?
Baş komiser brifing odasında ekiplerle konuşacak. Pekâlâ millet.
Aleyhime brifing veren kim?
Brifing nedeniyle geciktim.- Galiba öyle.
Biraz dinlenin ve brifing için saat 7de komuta kadamesine gelin.
Brifing hazır olduğunuzda başlayacak.
Cuma. Sana brifing belgelerini göstereceğim, hepsini.
Brifing odasında uyurken ağzından hep salya akıyor.
Üç yeni yargıçımıza brifing vermek. Çok hoş bir görevim var.
Brifing başladı.
Brifing başladı.
Üç yeni yargıçımıza brifing vermek. Çok hoş bir görevim var.
Biraz dinIenin ve brifing için saat 7de komuta kadamesine geIin.
Brifing siz hazır olduğunuzda.
Yakında yeterli, brifing olacak ama sen daha iyi üzerine olsun.
Sana brifing belgelerini göstereceğim, hepsini. Cuma.
Dedektif Scott için brifing hazırlıyorum. -Ne yapıyorsun?
Ajan Scott için brifing hazırlıyorum. -Ne yapıyorsun?
Bunun brifing ile alakası yok.