Examples of using Brifinge in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Grant, brifinge gidiyorsun.
bir başka Neelix ile Brifinge hoş geldiniz.
Scotty, onları brifinge götür.
Dün geceki brifinge geldiniz.
Biran önce ondan kurtul ve brifinge devam et.
Bayanlar ve baylar… brifinge başlıyoruz.
Efendim, Führer brifinge teşrif ettiler!
Efendim, Führer brifinge teşrif ettiler.
Siz olduğunuz zaman brifinge hazırım.
Akşamdan kalma olduğun için brifinge geç kalman zaten yeterince kötü
Bu brifinge katılmanı… ve Higginsi, başını YMBnin çekeceği,… bir kurtarma görevine çıkmaya ikna etmeni istiyoruz.
Hep beraber alkışlayalım. Im Yun-hui davasını başarıyla kazandığı için Brifinge başlamadan önce, hukuk büromuzun umudu
Bölümdeki tek analist olduğun halde brifinge nasıl geç kalabiliyorsun?
ama tahmin ediliyor ki verilecek brifinge o da katılacak.
BRÜKSEL, Belçika-- Sırbistan İçişleri Bakanı Ivica Daciç, 31 Mayıs Salı günü Brükselde AB üye ülkeleri heyetlerinden uzmanlar için verilen bir brifinge katıldı.
Bize beş dakika önce mesaj attı ve sen burada oturuyorsun. Bu sabah brifinge geç kaldın ve şimdi Patterson.
Bu sabah brifinge geç kaldın ve şimdi Patterson.
Brifinge geç kalıyorsun, ve aynı zamanda, Binbaşı Rollins ile kavga ettiğin doğru mu?
Rick, yeter!- Rick, brifinge eklemek istediğin bir şey mi var?
Wilson ve KFOR komutanı Korgeneral Xavier Bout de Marnhac ile birlikte brifinge katılan Özel Temsilci Baş Yardımcısı Larry Rossin,'' Tam yanında bir bomba patladı. Aldığı yaralardan o gece hayatını kaybetti.'' dedi.