Examples of using Brooke in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Brooke ile.
Evet, Brooke. Son zamanlarda onunla çok vakit geçiriyor.
Brooke konusunda yanılmaya razıyım.
Brooke ile bana bir fırsat daha tanımışsın.
Brooke ile birlikte.
Sen Brooke Davis olmalısın.
Bunlar Brooke ve Peyton, ve bu da oğlumuz Jamie.
Barmen adını'' Brooke Davis'' koydu.
Brooke Davisin kahrını bir çok insan çekemez.
Brooke Davis mi sipariş etmiştiniz?
Brooke la konuştum.
Hatta Brooke bile olabilir. Kes şunu?
Brooke ile konuşmuşsun.
Brooke ve Carmene ne oldu?
İlk deneyimini Brooke Davisle yaşamayan bir adam bulman için sana meydan okuyorum.
Söylesene, Brooke neler yapıyor?
Hayır, Brooke Davis beni aradı,
Brooke Carverın yakıldığını söylememiş miydi?
Ben de Brooke Powell, buraya ev temizlemeye geldik.
Brooke şeytan olacak.