Examples of using Brutusun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Brutusla Cassius kuvvet topluyorlar.
St. Brutusta sopa var mı, çocuk?
Brutusu ise hala arıyoruz.
Bu ikili ajan hem Brutustur hem de üç tekerlekli bisiklet böyle inandırıcı yanlış bilgiler verir.
Brutusu da çok severdi.
Brutusu sembolik arkadaşı olarak tutmak zorunda. Tabiki.
Brutusu sembolik arkadaşı olarak tutmak zorunda. Tabiki.
Tabiki. Brutusu sembolik arkadaşı olarak tutmak zorunda.
Elbette. Brutusu sembolik arkadaşı olarak tutması gerekiyor.
Elbette. Brutusu sembolik arkadaşı olarak tutması gerekiyor.
Tabiki. Brutusu sembolik arkadaşı olarak tutmak zorunda.
Brutusu sembolik arkadaşı olarak tutması gerekiyor. Elbette.
Brutusu sembolik arkadaşı olarak tutması gerekiyor. Elbette.
Sezar, Brutustan sakın.
De ki dedi, ben Brutusu severim.
Sezarın iyi tarafları Brutusla taçlansın!
Ama Brutus muhteristi diyor. Brutussa şerefli bir insandır.
Umutsuz vakalar için mükemmel bir kurum.- Saint Brutusa.
Julius Caesarda Brutusu oynamıştım.
Sevindim, şu cılız sözlerim Brutusta bir kıvılcım olsun tutuşturdu demek.