BUCKY in English translation

Examples of using Bucky in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
bozuk CD gibi tekrarlamaktan nefret ediyorum…- O zaman, tekrar etme Bucky.
I hate to sound like a broken record about joining Juliette's tour… then don't be, Bucky.
Bucky ayakta dikilip onları izlerken ailesi onun farkında değildi.
As Bucky stood, taking them in, his family unaware of him, this thought entered his head,
Bucky, düşündüm de… videolarındaki hiçbir kızla o işi yapmadığın için…
Bucky, I was thinking since you have never done it with any of the girls in your videos
Arkadaşım Bucky, bana kafa tuttu… ama bunu başka bir serseriden duydum… dilini bir buz dağına sıkıştırmıştı…
Last year at the salmon run… my friend Bucky totally dared me… but I would heard
Arkadaşım Bucky, bana kafa tuttu… ama bunu başka bir serseriden duydum… dilini bir buz dağına sıkıştırmıştı…
But I would heard about this other cub… my friend Bucky totally dared me… and then he started to float away.
Arkadaşım Bucky, bana kafa tuttu… ama bunu başka bir serseriden duydum… dilini
My friend Bucky totally dared me… who stuck his tongue to an iceberg…
Arkadaşım Bucky, bana kafa tuttu… ama bunu başka bir serseriden duydum… dilini bir buz dağına sıkıştırmıştı…
And then he started to float away. Last year at the salmon run… who stuck his tongue to an iceberg… my friend Bucky totally dared me…
Arkadaşım Bucky, bana kafa tuttu… ama bunu başka bir serseriden duydum… dilini bir buz dağına sıkıştırmıştı…
Who stuck his tongue to an iceberg… Last year at the salmon run… my friend Bucky totally dared me…
Arkadaşım Bucky, bana kafa tuttu…
My friend Bucky totally dared me…
Arkadaşım Bucky, bana kafa tuttu… ama bunu başka bir serseriden duydum… dilini bir buz dağına sıkıştırmıştı… ve yüzerek uzaklaşmaya başladı.
But I would heard about this other cub… who stuck his tongue to an iceberg… my friend Bucky totally dared me… Last year at the salmon run… and then he started to float away.
Arkadaşım Bucky, bana kafa tuttu… ama bunu başka bir serseriden duydum… dilini bir buz dağına sıkıştırmıştı…
Who stuck his tongue to an iceberg… my friend Bucky totally dared me… Last year at the salmon run…
Ama Skull ve Bucky için de iyi gitmedi.
it didn't go well, for Skull or Bucky.
araçları için olası uygulamalar öneren ilgili grafen tüpleri( karbon nanotüpleri veya Bucky tüpleri) ile daha sonraki çalışmaya ilişkin kullanılmıştır.
subsequent work with related graphene tubes(called carbon nanotubes and sometimes called Bucky tubes) which suggested potential applications for nanoscale electronics and devices.
Richard Buckminster('' Bucky'') Fuller( 12 Temmuz 1895- 1 Temmuz 1983),
Richard Buckminster Fuller(/ˈfʊlər/; July 12, 1895- July 1, 1983)
Ben BUCKY BARNES ve STEVE ROGERS ilham vericiydik.
Bucky Barnes and Steven Rogers were inseparable on both schoolyard and battlefield.
BUCKY!- BUCKY kim?
Bucky? Who the hell is Bucky?
BUCKY!- BUCKY kim?
Who the hell is Bucky? Bucky?
Prosedüre başladım! BUCKY değil.
Bucky, no! The procedure has already started.
Prosedüre başladım! BUCKY değil!
The procedure has already started. Bucky, no!
Bucky.
Bucky out.
Results: 584, Time: 0.0276

Top dictionary queries

Turkish - English