Examples of using But in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Lars but bölgesinde ne taşıyormuş?
But mu kanat mı istersin, dostum?
But.- Lütfen.- Zorunda değilsin.
Kanat, but, göğüs.
Ben hiç but yemedim.
Bizim için but aldım.
But!- But zamanı.
Bana bir but ver! Güzel et değil mi?
But mu kanat mı istersin,?
İki göğüs, iki but ve bir kanat.
Rönesans Festivalindeki en büyük hindi but olması gerekiyor. Yani.
Müşteriye but, bir parça göğüs
Lars but bölgesinde ne taşıyormuş? Evet. Neden?
Göğüs ya da but seçebilirsin.
Merlin, iki tane but vardı.
Hayır, but bacağının bir kısmıdır.
Tanrım, o hindi but çok güzel görünüyor.
Beyaz, koyu, but, göğüs?
Kanat ya da but?
Sana bir but getirdim.