CÜCELER in English translation

dwarves
cüce
bir cuce
bodur
cüceye karşı
bir cüceyi
midgets
cüce
bücür
minyon
bir cüceye
tıfıl
gnomes
cüce
cini
trolls
trol
cüce
dev
trolle
ecinni
elves
bir elf
cin
elfi
cüce
bir elfi
munchkins
ufaklıklar
munchkinler
manckinler
cüceler
pıtırcık
runts
ufaklık
bücür
cüce
hayvan
çelimsiz
tıfıl
çiroz
leprechauns
leprikon
bir leprikon
cin
bir cüce
bir leprechaun
i̇rlanda cücesi
pygmies
pigme
cüce
dwarfs
cüce
bir cuce
bodur
cüceye karşı
bir cüceyi
dwarf
cüce
bir cuce
bodur
cüceye karşı
bir cüceyi
midget
cüce
bücür
minyon
bir cüceye
tıfıl
gnome
cüce
cini

Examples of using Cüceler in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Sizi kahrolası küçük cüceler!
You fuckin' little runts!
nüktedan cüceler.
wisecracking leprechauns.
Haydi, Phoebe, cüceler ve periler?
Come on, Phoebe, trolls and fairies?
Çok güzel kıyafetler dikiyorlar. Cüceler, durun!
Munchkins, stop! They do make beautiful clothes!
O tuvaleti cüceler yaptı ve onların çıkardıkları da küçük olur.
Pygmies made that toilet and they take small shits.
Ayrıca bu tam olarak Katein söylediği şey, cüceler aralıklarda yaşarlar.
And It's exactly what Kate said, trolls live in the in-between.
Duydum ki orada dağ trolleri ve cüceler varmış.
I have heard that up there, there are mountain trolls and gnomes.
İyi sabahlar sevgili cüceler.
Top of the morning, fellow leprechauns.
Hepsi yalnız! Cüceler!
The elves all alone!
Çalışın, sizi küçük cüceler.
Get to work, you little runts!
Beyaz cüceler bilinen tek doğal kaynaklar, efendim.
White dwarf stars are the only natural source, sir.
Cüceler Tatil Cehennemi.
Midget Holiday Hell.
Gece yarısı Katein yanına dönmemiz gerek böylece cüceler saldırdığında.
And we have to be back with Kate at midnight- so when the trolls attack…- No.
Kırmızı kukuletalı cüceler gibi.
Like elves in their red stocking caps.
Kocaman böcekler. Mumyalar, cüceler.
Mummies, pygmies, big bugs.
Kuruma dönüşmek ister misiniz? Hey, cüceler!
Hey, you runts! Wanna turn back into soot?
Çabuk ol Watson! Bu cüceler korkunç tehlikede!
Those gnomes are in terrible danger. Hurry, Watson!
Bu cüceler ve üstün olanlar tüm insanlık tarihine hükmettiler.
Forces that dwarf and precede all human history.
Küçük cüceler. Küçük ufaklık insanlar.
Little, tiny people. Little midget.
Belki de Peter Squawk bu korkunç cüceler hakkında bir, iki hikaye biliyordur.
Perhaps Peter squawk knows a tale or two about this here scary gnome.
Results: 884, Time: 0.0503

Top dictionary queries

Turkish - English