Examples of using Caboya in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ya da belki canına okur, cidden çok kızarlar, seni okuldan alırlar… ya da tatilde Caboya gitmene izin vermezler.
Market işinden çok para kazanıyor ve tek yapmak istediği Caboya gitmek.
Sadece birkaç eşya almaya gelmiştim… çünkü Rick beni Caboya götürüyor.
Sadece birkaç eşya almaya gelmiştim… çünkü Rick beni Caboya götürüyor.
Meksika demişken yarın Caboya gitmem lazım ama yarın gece Muir Woods korunması şeysi için bu iki bileti alarak dahil oldum.
Geçen yaz Phille beş günlüğüne Caboya gitmiştik… ve Tom ve Lisa Delaneyle tanıştık.
Meksika demişken yarın Caboya gitmem lazım… ama yarın gece Muir Woods korunması şeysi için bu iki bileti alarak dahil oldum.
Yani, hafta sonu nerdeyse bitti, Caboya gidemedik, bir daha Andyyi göremeyeceğim,
bütün gün içmek, denizden Caboya gitmek.
seni okuldan alırlar ya da tatilde Caboya gitmene izin vermezler.
Geçen yaz Phille beş günlüğüne Caboya gitmiştik ve Tom
tanıdığın ben bu güzel dairede yaşabiliyor güzel restoranlarda yiyebiliyor ve Noel için Caboya gidebiliyoruz.
Caboyu seviyorum, çok.
Kardeşim hep Caboyu görmek istedi.
Cabonun tadını çıkart.
Caboyu hatırlamıyor musun, hani sabunla…?
O Cabodaki en havalı kulüp.
Bizim Cabodaki otel odasında çektiğimiz fotoğrafları hatırlıyor musun?
Hey, Caboyu hatırlıyor musun?
Caboyu hatırlıyor musun?