Examples of using Cafe in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Doğru, Cafe Diemde unuttum.
Sienna Caddesi üzerinde, Cafe Cleoya çok uzak değil.
Cafe Anglaisde 12 kişilik yemek 10.000 frank tutar.
Öyle bir yemeği Cafe Anglaisde sen mi hazırladın?
Piccadilly Sirkine git, Cafe Royalede kendine yemek ısmarla.
Cafe Canadada buluşalım mı?
Cafe Florian da bilerek Laszlo ile beni yalnız bıraktı.
Zoe bugün Cafe Diemde bunlardan biriyle çalışıyordu.
Onları Cafe Dieme davet ettin. Ne oldu da burada ortaya çıktılar?
Cafe latte kutusu gibi bir dükkan malzemesini kimyasal bombaya dönüştürmek gibi.
Sen cafe Baristasın.
Cafe Moresquedeki o sinsi esmere aşık olacağından korkuyordum.
Cafe Corada olacağım.
Şimdi cafe işletiyorlar.
Şimdi cafe işletiorlar.
Şimdi cafe işletiyorlar.
Saat 6: 00da Cafe Bagdadda konuştuğumuzu farz edelim.
Tıpkı Cafe de Paris gibi olacak. Muhteşem.
Ben de Cafe Dieme gideceğim.
Doğru, Cafe Diemde unuttum.