Examples of using Calderon in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Calderonun umurunda değil.
Tek önemli olan Calderonun bize bu mal için para vermesi.
Sen Justo Calderonun karısı mısın?
Dr. Calderonu takip ediyorum.
O budala Calderona telefon edin!
Dr. Calderonun ona verdiği şey aslında onu daha kötü yapıyor.
Belki Dwight, Calderona gıcık olduğu içindir.
Yani Calderonun uyuşturucu ve silah kaçakçılarını kurtarma geçmişi var.
Dwightla da bağlantlı çünkü Calderonun temsil ettiği tüm şoförler aynı şirkette çalışıyor.
Bay Calderona sorabilirsiniz.
Memur Calderonla konuştum.
Memur Calderondan uzaklaşın!
Calderonu tanırsın, değil mi?
Uyuşturucu kralı Falco Calderona karşı açılan dava bir kez daha ertelendi.
Trachmann ve Calderonu caddenin sonunda bulacaksınız.
Şimdi, Calderonu bulacağım ve onun canına okuyacağım.
Taylor, Nicholas Calderonun durumu nedir?
Shepherd, Nichola Calderonun Humanichleri çaldığını ve Johnu öldürdüğünü söylüyor.
Calderonu bulacağım ve onun işini bitireceğim.
Nicholas Calderonun izini bulmaya çalışıyor.
