Examples of using Calhoun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bill Calhounun haritanın fotoğrafını çektiğini söyledin değil mi?
Aslında, Calhounu görmeye geldim.
Aslında Calhounun parayı nasıl getirip götürdüğünü…-… bilmiyoruz.
Millar ve Calhouna ne oldu?
Lucy Calhouncuğum söylemese hiç aklıma bile gelmezdi benim.
Oliver Calhoundan ne haber?
Babası Delfino ve Calhounun ortağı. Bugün Oliver da orada avukat.
Peki Marin Calhoundan ne haber?
Peki Marin Calhoundan ne haber… nerede şu an?
Peki Marin Calhoundan ne haber… nerede şu an?
Antrenör Calhounu ve takımımızı Rydell Rangersı.
Vegasta Lissie Calhounun izine rastladım.
Baker ve Calhounda bir kaç çocuk var.
Batı Covina, Kaliforniyadan Jimmy Calhounla yarışacak.
En çok puanı olan Tucker Calhoundu.
Benimle Riggs ve Calhounda buluş.
İlçenin adı John C. Calhoundan gelmektedir.
Bölge seçmenleri gelin bir sonraki konsey üyeniz Kevin Calhounla tanışın.
Bölge seçmenleri… gelin bir sonraki konsey üyeniz Kevin Calhounla tanışın.
Benimle en kısa zamanda 4535 Calhounda buluşsun.