CALVINE in English translation

Examples of using Calvine in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ameliayı bulmamız için Calvine ihtiyacımız var bu yüzden
We need Calvin in order to find Amelia,
Charles Calvine o kadar inanmıştım ki, onun da bir insan olduğunu unuttum.
I believed in Charles Calvin so much that I… I forgot he was only a human being.
Charles Calvine o kadar inanmıştım ki.
I believed in Charles Calvin so much.
Pekâlâ. Bunu bir daha görmek istiyorsan, Calvine hiçbir şey söyleme.
All right, now if you want to see this again, do not say anything to Calvin.
Calvinle Rigbynin birbirlerinden nefret ettiğini sanıyordum.
I thought Calvin and Rigby hated each other.
Sonra bir gün, Calvinle çalışırken bir anda açılıverdi.
And then, one day, when I was working with Calvin it just opened.
Calvinle… her kimse.
Calvin… whatever.
Calvinde on olduğu için kötü.
Bad if Calvin has a ten.
Calvinle tanıştığımda daha 19 yaşındaydı.
I first met Calvin when he was 19 years old.
Harry, Calvinden para istiyordu.
Harry was asking Calvin for money.
Ortağın Hectorun acil serviste Calvini öldürmeye teşebbüs ettiğini biliyoruz.
We know that your partner Hector attempted to kill Calvin in the ER.
Peder Calvini Brewsterı öldürmekle suçladıklarında, onlara saldırmış.
When they confronted Reverend Calvin about killing Brewster, he attacked them.
Tavsiyene uydum ve… Calvini Lululamadım… biliyorsun, Andrewin arkadaşı.
I was taking your advice and didn't Lulu Calvin-- you know, Andrew's friend.
Garvey ile Calvini ayrı tutmakla sence doğru karar mı verdim?
In keeping Garvey and Calvin apart? Do you think I made the right decision?
Calvinle birlikte tutuklan.
Get arrested with Calvin.
Harry, Calvinden para istiyordu. Ben iyiyim.
Harry was asking Calvin for money. I'm good.
Harry, Calvinden para istiyordu. Ben iyiyim.
I'm good. Harry was asking Calvin for money.
Hey, bensiz Calvinle yemeğe çıkmanda sorun olmadığına eminsin değil mi?
Hey, are you sure you're cool to do the Calvin dinner without me?
Hey, bensiz Calvinle yemeğe çıkmanda sorun olmadığına eminsin değil mi?
To do the Calvin dinner without me? Hey, are you sure you're cool?
Calvinle bana bir anlaşma teklif etmişti.
Calvin came to me for a deal.
Results: 46, Time: 0.0235

Top dictionary queries

Turkish - English