CANNING in English translation

canning
olabilir
edebilir
olabiliyor
edebilecek
daha
bir
yapabilir
olamaz
bile
nasıl

Examples of using Canning in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Canningin onu buraya casusluk yapsın diye koyup koymadığını bilmiyoruz.
We don't know if Canning put her here as a spy.
Martin Canningi nasıl bildiğini bir daha açıkla.
Explain how you knew Martin Canning.
Bay Canninge işimin bittiğini söyleyebilirsiniz.
You can tell Mr. Canning I'm done.
Sen Paul Canninge söyledin mi?
Did you tell Paul Canning?
Paul Canningin işini gerçekten kaybettiği… ve dairesini boşalttığı bilgisini doğrulayın.
Get confirmation that Paul Canning has indeed lost his job and cleared out of his flat.
Pitte, Canninge, Addingtona dilekçe verdim!
I have petitioned Pitt, Canning, Addington!
Louis Canningden resmi bir iş teklifi aldım.
I have received a formal job offer from Louis Canning.
Sanırım Bay Canningin bizim uzatmamızı neden istemediği açık.
I think it's clear why Mr. Canning doesn't want our extension.
Bay Canningin… Eğer savaş istiyorsa, bir tane oldu.
Mr. Canning has not… All arguing at once.
Canningin buna güvendiği kesin.
I think Canning's counting on it.
Sorun yok, Bay Canninge işimin bittiğini söyleyebilirsiniz.
That's okay, you can tell Mr. Canning I'm done.
Sayın Yargıç, Bay Canningin canlanmamıza sevinmesi gerekiyor.
Your Honor, Mr. Canning should be rejoicing in our resurgence.
Canningin numarası.
This is the Cannings' number.
Şimdi Canningin tarafında olmakla ihtilaf içine girdiniz.
Now you're conflicted out of working for Canning- on his side.
Canningin geçmişini duymaya açıklar mı?
Are they open to hearing about Canning's background?
Canningden bir telefon aldı ve hemen ayrıldı.
She got a call from Canning, and then she left.
Canningin firmasından bir stajyer.
An intern at Canning's firm.
Tamam Blake, sen ve Reid, Canningin adamlarıyla kalın.
All right. Blake, you and Reid stay with Canning's people.
Tamam Blake, sen ve Reid, Canningin adamlarıyla kalın.
Blake, you and Reid stay with Canning's people. All right.
Kalinda, mahkemeden sonra Canningin onunla görüşeceğini düşünüyor.
Kalinda thinks he will meet with Canning after court.
Results: 214, Time: 0.036

Top dictionary queries

Turkish - English