Examples of using Cardiffe in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burada, kendi başıma Manchesterda. Ve sonra dağ aslanları gibi Cardiffe dönebiliriz. Orada evlenebilir ve yaşayabiliriz.
Kendi kendime düşündüm ki eğer kaybedersem kaybetmeyi düşünmek istemiyorum, ama Cardiffe bir daha gelemezdim.
Cardiffi 22 yıl yönetti.
Cardiffi satıp, devam etmek.
Sanırım Greg Cardifften şikayetçi olmadın, John.
Birisinin Greg Cardiffin ölmesini istediği kesin.
Cardiffteyken başkan yardımcısıydın biliyorum fakat dediğim sağlam bir şirket.
Mesele şu: Cardiffin göbeğinde kocaman bir yarık oluştu.
Cardiffin acil bölümüne veba bulaştırdı…
Cardiffin ortasında uzay-zaman yarığı var.
Baba Cardiffte insanlar devletten ekmek almak için sıraya giriyor.
CSI Cardiffi görmek isterdim… kebabın dönme hızını ölçerken.
Cardiffte kaybolan insan sayısı gittikçe artıyor.
Cardiffin bu davadan alacağı paraya ihtiyacı yok.
Cardiffin Lambrosun oksijen tüpünü aldığını ispatlamak mı?
Cardiffte de benzer olaylar vardi
Cardiffi kaybetmeye başladığını ne zaman anlamıştın?
Cardiffte Londra gibi bombalanıyordu, değil mi?
Hâlâ Cardiffin yazılımlarını kullanıyorlar.
Ah siz Cardiffçiler, her yere gidersiniz değil mi?
