Examples of using Carnegie in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Carnegie Hall sahnesinde tek başımayım.
Carnegie Hallda dans edeceğim ilk seferi sabırsızlıkla bekliyorum.
Bu araştırma, Washington Carnegie Enstitüsünde yürütülen
Da… Eastwood, Carnegie Hallda bir caz konseriyle onurlandırıldı.
Ama burası Carnegie Hall.
Canlı yayın zamanı, New Yorkta Carnegie Halldayız.
Yıl sonra hala bu kadar çok istiyorsan Carnegie Mellona başvurabilirsin.
Şans, Vanderbilt ya da Carnegie ailesinde doğmak demektir.
Bakın, 70lerden bahsediyorum ve Carnegie Sahnesindeki konserim yeni bitmişti.
Ne yani, senin şarkın sadece Carnegie Salonunda mı çalınacak?
İlk konserini 1938 yılında New Yorkta Carnegie Hallda verdi.
Deneydeki deneklerin hepsi Carnegie Mellon öğrencileriydiler.
Carnegie Kurumunun ve sonra Ford Kurumunun yardımıyla Ulusal Eğitim Birliğinin yaratıcısı yine Rockefellersdı.
Yılında doktorasını tamamladı ve Carnegie Bursu kazanarak John Carew Eccles ile Sydney Hastanesinde birlikte çalışmaya başladı.
Onun resimlerini sanat galerisinde yahut, Carnegie Hallda rol almasını hiçbir zaman göremezsin.
Carnegie Kütüphanesi, İskoç iş adamı ve hayırsever Andrew Carnegie
Carnegie Salonuna girmek için tek bir yol var. O da alıştırma yapmak, alıştırma yapmak alıştırma yapmak!
Carnegie Mellon üniverisitesine bildirmek zorunda olduğum için üzgünüm, ve onlar sizin kabul edilişinizi iptal edebilirler.
Carnegie Endowment for Peace örgütünden Henri Barkeye göre şimdi olayın baş zanlıları, ihtilafa çözüm bulunmasına karşı çıkan haydut Kürt militanlar veya Türk aşırı milliyetçileri.
Anurag Sharma, Washington Carnegie Enstitüsünde bir jeokimyacı James Scott, bir mikrobiyolog, ve diğerleri bu yenilikçi uygulamayı kullanarak DAC ile bir deney gerçekleştirdi.