CAZIBE in English translation

charm
cazibe
tılsım
çekici
büyüsü
muskası
büyüle
muska
attraction
cazibe
ilgi
çekim
çekicilik
etkilenme
bir atraksiyon
gösteri
eğlencesi
glamour
cazibe
sihir
çekici
ihtişamı
büyüsü
gösterişli
appeal
temyiz
itiraz
başvuru
çekici
cazibe
cazip
hitap
cezbeden
attractiveness
çekicilik
cazibe
temptation
günah
şeytan
cazibesine
baştan çıkarma
cezbedici
bir fitne
ayartma
fatale
baştan çıkaran
cazibe
fascination
cazibesini
hayranlık
büyüsünü
çekici
merakı
ilgin
bir alaka duydu
allure
cazibesini
çekicilik
charming
cazibe
tılsım
çekici
büyüsü
muskası
büyüle
muska
charms
cazibe
tılsım
çekici
büyüsü
muskası
büyüle
muska

Examples of using Cazibe in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Üçüncü sefer, Gothamın üretken gölge atıcısı için cazibe değildir.
For gotham's prolific shadow shooter. The third time is not the charm.
Gizem ve cazibe vardı. Bunlar artık mazide kaldı sanırım.
Mystery and allure, too-- things of the past, I'm afraid.
Cazibe ile nasıl ilgilendiğine bağlıdır.
It's how you deal with the temptation.
Cazibe bir erdem değildir.
Fascination is not a virtue.
Cazibe ve Gucci. Yaşayan bir vasiyetname lütfetmek.
A living testament to grace glamour and Gucci.
Ölümcül cazibe.- Yani…- Değil mi ya?
I mean… Right? Fatal attractiveness.
Küçük, aptal, öldüren cazibe gibi davranıyorsun!
Behaving like some ludicrous, little, underage femme fatale!
Dans cazibe o hayranları ile nasıl hareket izlemek için.
The allure of the dance is to watch how she moves with the fans.
Ölümcül cazibe.- Değil mi ya?- Yani.
I mean… both: Right? Fatal attractiveness.
Kumar, cazibe… Ben varım.
Gambling, glamour, I'm in.
Bunny, burada cinsel cazibe eksik!
What is missing, Bunny, is sex appeal!
İşte bu, cazibe kitabından çıkmış gibi değil mi?
Ahh! Now that is textbook charming, huh?
Kadınsı cazibe, baştan çıkarmalar, ayartıcı davranışlar.
Feminine charms, wiles, beguiling behavior.
Bayan Tri-County Cazibe Geçit Törenini sunduğumuz gibi.
The Mrs. Tri-County Glamour Parade. on a barge of elegance as we present.
Onlara stil, cazibe, kişilik katıyorum.
Giving them style, allure, personality.
Bay Cazibe, bir dahaki sefere seni dinlememem gerektiğini bana hatırlat.
Mr. Charming, remind me to ignore you next time.
Cazibe, müzik ve sihir birlikte.
Glamour, music and magic combine.
Mor, şimdi sana'' öldüren cazibe'' öğreteceğim!
Purple, I am going to give you some Killing charms.
İşte bu, cazibe kitabından çıkmış gibi değil mi?
Now that is textbook charming, huh?
Bu yüz bir cazibe olmalı.
That face has to be a glamour.
Results: 333, Time: 0.0419

Top dictionary queries

Turkish - English