Examples of using Cece in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Cece de arayacak mı birazdan?
CeCe ve Bellayla dönüp Yaşa Steelers! Güzel.
CeCe ve Bellayla dönüp Yaşa Steelers! Güzel.
Cece bunu giymene izin verdi mi?
Bence Cece bu Hintli eleman konusunda çok yanlış yapıyor.
Cece konusunda panige kapilmis.
Beyler, susun da beni dinleyin. Konu Cece.
Yapm… Yapmayın… lütfen Cece kutusunun içine.
Oh, Cece ağlıyor.
Afedersiniz, arayan Cece.
Bu CeCe.
Aa, olmaz, Cece.
Benim odamda otursana Schmidt, Cece dinleniyor.
Aklına başka bir şey gelmiyor mu? Hey, Cece.
Belki de Cece demeliyiz.
Konu Cece.
Olmaz Cece.
Cece hepinize, babasinin geçen haftanin tamaminda evde kalip onla oynayabilmesine izin verdiginiz için tesekkür ediyor. Bu yüzden size küçük bir ikram getirdi.
Cece, ben Long Islandin zalim sokaklarinda büyüdüm,
Bir aydır Cece bana zorla Uygunsuz Gerçek izletttirdiğinden iki saat kesintisiz uyumamıştım.