Examples of using Celestine in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Celestin… bir çamaşır makinesinde dünyaya geldi.
Celestini yanına al.
Celestin, seninle tanıştırmak istediğim biri var.
Celestin, bu bir yan koltuk değil.
Celestine harabeleri.
Celestine, efendim.
Döndük, Celestine.
Diş, Celestine.
Merak etme Celestine.
Celestine ve Caleb kayboldu.
Celestine senden bahsetti.
Celestine, burdaymış.
Neler oluyor Celestine?
Celestine kar çizmek istiyor.
Tatlı küçük Celestine!
Al şu vazoyu, Celestine.
Sessizlik, Celestine!
Celestine, ben kâbus değilim.
Masumum ben Celestine!
Söyle bana, Celestine.