Examples of using Celso in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Beni öldürür, tıpkı Celsoyu öldürdüğü gibi.
Bu sabah da Celsoyu gördü.
Direkt Celsonun barına gitti. Evet.
Celsoya sıktığı gibi.
Cehenneme git Celso.
Celso öldürülmüş Mario.
Güven bana Celso.
Gerçeği söyle Celso.
Celso tekneleri almış.
Harika. Sakinleşiyorlar Celso.
Bu senin kaderin Celso.
Celso hız teknelerini almış.
Celso, nasılsın? -Evet?
İkisini Celso ile yaptım Xequín.
Celso konusu çözüldü sanıyordum.
Celso ödeme yapmayı kabul etmemişti.
Gerçekten çok üzgünüm, Celso.
Celso, seninle konuşmaya geldim.
Bu bir mucize Celso. Nemo.
Tamam Celso. Nemo seni ödüllendirecek.