Examples of using Cila in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Şurada bir bez olacaktı. Cila bezi.
Yıkama ve cila. -Tamam. -Selam.
Birinin özel tasarım ayakkabısının tabanında kullanılan kırmızı cila değilse.
Şurada bir bez olacaktı. Cila bezi.
Cila sağ elde,
Biraz orta karar altın suyu, biraz cila ve işte.
Yerlere ne kadar cila sürdün böyle?
Meyvemsi mi?- Cila kokusu alıyorum?
Cila ve Gözlemeler.
Meyvemsi mi?- Cila kokusu alıyorum.
Vay canına, burada amma cila birikmiş.
Biraz tükürük, cila ve ter.
Yıkama ve cila.
Burayı imzalayın.- jel cila.
Evet, Woodhouse, sonra da istavrozun için cila alabilirsin.
Burayı imzalayın.- jel cila.
Biraz daha cila alacağım.
Sat gitsin! İşte cila, Webbigail.
Ayak kokusu, deodoran Cila, patlamış mısır.
Çarşaflarda ve kurbanın üstünde cila olduğunu biliyorum.